gündem Süleymaniye'yeson elli yılda indirilen iki büyük restorasyon darbesi ile yapıda 'kanser başlangıcı' ortaya çıkar. Bu konuyu açıklığa kavuşturmak için tekrar başa dönelim. Sinan cami zeminini gözenekli taşlarla kaplatmıştır. Buraya döşenecek halılarla bizzat ilgilenir.Numune halılar yaptırarak bunlara göre imalat yapılmasını ister. Gelen halıların çoğunu geri çevirir. İstediği şey halıların buharı rahatça geçirebilmesidir. zira 10.000 kişilik bir cemaatın nefesiyle çıkan buhar -kisaatte bir ton civarındadır- halılardan ve gözenekli taşlardan geçerek caminin altındaki rüzgar tünelleri ile dışarı atılmalıdır. Görünüm olarak sakıncalı olmasa hasır da serdirecektir. Nitekim 1956 yılındaki restorasyondan önce camide hasır döşelidir. Bu restorasyon sırasında hasırlar kalkar, kalın halılar döşenir. Artık buhar Kubbeye doğru yükselecek ve kubbenin içine nüfus edecektir. 2000'e doğru halıların altına bir de ahşap kaplama yapılarak buharın tamamı özellikle kış aylarında kubbeye hücum eder. Rüzgar tünelleri kaderine terk edilir. Kubbe de nemlenme, bezemelerinde bozulma başlamıştır. Kubbeninkasnak demiri paslanmaktadır ama kimseler görmez. Sanılır ki kubbe dışarıdan su alır. Kurşun levhalar yenilenir. Buna rağmen kasnak demirinin alt ve üst hizasında iki sıra çatlak kubbeyi çevrelemiştir. 450 yıldır sapasağlam duran kasnak demirive kub, be restorasyon darbeleri altında çürümeye başlamıştır. Kubbede biriken nem kasnak demirini paslandırmakta, paslanan demir kubbeyi çatlatarak çürütmektedir. İşte kubbedeki 'iç savaş' ya da 'yapı kanseri'. Dahası var. Gerek şu anda kapalı ve havasız kalan rüzgar tüneli gerek kaplama altındaki boşluk ilerde küf yuvasına dönüşecek, camide koku başlayacakve her secdeye varışta cemaat küf yutacaktır. Yaşlı ve zayıf bünyeli insanlarda küflerin ölüm vakalarına neden olduğu unutulmamalıdır. 2 6 YALITIM• ŞUBAT 2003 Yukarıdaki değerlendirmeler sadece görsel incelemeve eldeki kısıtlı bilgilere dayanmaktadır. Aslolan yapıyı 'genel check-up'tan geçirerek acilen tedavi yöntemlerini geliştirmek ve uygulamaktır; eğer Süleymaniye'yi kaybetmek istemiyorsak; eğer tarihi yapılarımızı -içinde geçmişin sırlarını saklayan canlı belgeleri-özgün haliyle yaşatmak istiyorsak,bunu yapmalıyız. Restorasyon hatalarına somut bir örnek de yurtdışından, Atina Akropolü'nden verelim. Balanos isimli bir mimar tarafından bu yapıya 100 sene önce yapılan restorasyonlar esnasında mermer ve taşlardaki kırık parçalar demir putrel ve kenetlerle birbirine tutturulmaya çalışılmıştır. Demirler bir süre sonra paslanarak sağlam mermerleri de çatlatmaya başlamış ve yapının çökme tehlikesi ortaya çıkmıştır. Bu demirlerin bir kısmı çıkartılabilmişse de soruna çözüm bulunamayınca en sonunda Unesco uzmanları devreye girmiş, çözüm aranmış, yıllarca çalışılmış yine de sorunsuz çözüm bulunamayınca Akropol'deki çok değerli sanat yapıtları müzeye kaldırılmış yerine kopyaları konmuştur. Bir restorasyon hatasını düzeltmek için 30 seneyi aşkın bir süre çalışılmış yine de başarılı olunamamıştır. Tarihi yapılara yapılacak müdahalelerde amaç yapının korunumu olmalıdır. Diğer bir deyişle amaç yapının özgün haliyle ömrünü uzatmaktır, esas olan, yapıya makyajyapmakdeğil. Bunu başarmanın ön koşulu yapının şu 5 ana özelliğini bilmektir. ı. Yapı fiziği: Yapıdaki enerji ve madde akışı 2. Yapı kimyası: Yapıda mevcut ve muhtemel kimyasalreaksiyonlar. 3. Yapı statiği dinamiği: Yapının statik ve dinamik yükler altında davranışı, herhangi bir enerji girişine karşı yapının gösterdiği davranış. 4. Malzemeparametreleri: Değişik yükler ve etkiler altında malzeme davranışını belirleyen parametler. 5. Yapının mimarivekonstrüktif bütünlüğü Bu veriler ışığında yapılacak müdahaleler aşağıdaki -olmazsa olmazkoşulları sağlamaktadır. 1. Uyumluluk: Kullanılacak yöntem ve malzemeler yapı ile uyum içinde olmalıdır. Yapıdaki fiziksel,kimyasalve genel uyumla bağdaşmalıdır. Yoksa 'doku uyuşmazlığı' ortaya çıkar, yapı çürüyebilir, çökebilir. 2. Dayanıklılık: Onarımların ömrü yapının ömrü kadar olmalı, bu başarılamıyorsa belli aralıklarla tekrarlanabilecek nitelikte olmalıdır. 3. Geriyedönülebilirlik: Her onarımda hata yapma riski olduğundan, yapılan onarımlar istendiği anda sökülebilmelidir. 4. Etkinlik: Müdahale yönteminin istenilen sonucu ulaştığı deneyler ve hesaplarla kanıtlanmalıcjır. Şurası bir gerçektir ki bir yapıyı korumak onu kurmak kadar -bazen daha fazla-çaba, değer ve uzmanlık gerektirir. Tarihi yapıları anlamadan varsayımlarla onları restore edeceğiz diye yola çıkarsak, bu yolun sonunda, gelecek kuşakları harabeler içinde görebiliriz. D
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=