Yalıtım Dergisi 109. Sayı (Nisan 2013)
YALITIM • NİSAN 2013 33 İnşaat sektörü olarak, enerji tüke- timinin önemli bir payını oluşturmak- tayız. Binaların en önemli işlevlerin- den biri olan iç çevrede ısıl (termal) konfor koşullarının sağlanamaması durumunda, tüketilen yakıt binayı değil, atmosferi ısıtmakta, bu nedenle gerektiğinden fazla yakıt tüketil- mektedir. Oysa günümüzdeki enerji sorunu gözönünde bulunduruldu- ğunda, bina kabuğunun ısıl konforu minimum enerji kullanarak sağlaması büyük bir önem taşımaktadır [3]. 1.1. Kentsel Dönüşüm Kavramı Kentsel dönüşüm; kentsel geliş- menin, toplumsal, ekonomik ve mekânsal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu alanların sağlıklı ve yaşanabilir hale getirilmesi için yıkıp yeniden yapma, canlandırma, sağlıklı hale getirme veya yeniden yapılandırma için proje üretilmesi ve uygulama yapılmasıdır. Kısacası kent- sel dönüşüm, “Bir kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesi” olarak da tanımlanabilir. Kentsel dönüşüm projeleri sağlıklı koşullarda yaşama- nın ve planlı şehirleşmenin sağladığı sayısız fırsatın yanı sıra gerek sosyal dışlanmışlığı önlemede, gerekse daha önceleri elverişsiz koşullarda bulunan kişilerin kendi algılamalarını şekillen- dirirken daha saygın bir kimlik fırsatı sunmak konusunda son derece fay- dalıdır [4]. Kentsel dönüşümle ilgili çalışma- larda birçok kentsel dönüşüm tanımı ortaya konulmuştur. Bu tanımlar, vur- guladıkları vizyon, amaç, strateji ve yöntemlere göre kısmen farklılıklar da gösterebiliyor. Ancak, nasıl tanım- lanırsa tanımlansın kentsel dönüşüm, bozulma ve çökmeye uğrayan kentsel alanın ekonomik, toplumsal, fiziksel ve çevresel koşullarının kapsamlı ve bütünleşik yaklaşımlarla iyileştirilme- sine yönelik olarak uygulanan strateji ve eylemlerin bütününü ifade ettiği temel kabuldür [5]. Bu çalışmada detaylı incelenecek konu ise, söz konusu dönüşüm süre- since üretilecek yeni yapılarda enerji tüketimi azaltılması fırsatı enerji verimliliğine dayalı önlemlerle des- teklenirse uzun vadede gerek toplum gerekse tekil paydaşlar için daha kon- forlu, çevre için daha duyarlı binalar yapma fırsatını elde edebiliriz. 1.2. Türkiye’de Kentsel Dönüşüm Avrupa ve Amerika’da uygulama sahaları üzerinde geliştirilen pek çok müdahale biçiminden farklı olarak Türkiye’de, kentsel dönüşüm deni- lince akıllara “Gecekondu bölgele- rinin dönüşümü” geliyor. Kentsel dönüşümün doğasına aykırı olarak, kentlerin farklı sorunlarına karşı genellikle tek ve aynı çözümler uygu- lanıyor. Kentsel dönüşüm çalışmala- rına neden oluşturan sorunlar, fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenirken, yerleşime ilişkin ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlar genellikle dikkate alınmıyor [6]. 1.3. Kentsel Dönüşümün Hedefleri Kentsel dönüşüm, faaliyet alanı ve doğası gereği mevcut şehrin yapısına ve burada yaşayan insanların fiziksel, sosyal ve ekonomik geleceği üzerine ve buna bağlı olarak da kentin bütün geleneklerine etki edebilmektedir. Bu nedenle bütün planlama çalışmala- rında sosyolog, ekonomist, mühen- dis, mimar, şehir plancı ve peyzaj mimarı gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışması gerekmektedir [5]. Kentsel dönüşüm, beş temel amaca hizmet etmek üzere tasarlan- malıdır: 1. Kentin fiziksel koşulları ile toplum- sal sorunları arasında doğrudan bir ilişki kurulmalıdır. Keza, kentsel alanların çöküntü alanı haline gel- mesindeki en önemli nedenler- den birisi toplumsal çökme ya da bozulmadır. Kentsel dönüşüm pro- jeleri, temelde toplumsal bozulma- nın nedenlerini araştırmalı ve bu bozulmayı önleyecek önerilerde bulunmalıdır. 2. Kentsel dönüşüm, kent dokusunu oluşturan birçok öğenin fiziksel olarak sürekli değişim ihtiyacına cevap vermelidir. Bir başka deyişle, kentsel dönüşüm projeleri kentin hızla büyüyen, değişen ve bozulan dokusunda ortaya çıkan yeni fizik- sel, toplumsal, ekonomik, çevresel ve altyapısal ihtiyaçlara göre, kent parçalarının yeniden geliştirilme- sine olanak sağlamalıdır. 3. Kentsel refah ve yaşam kalitesini artırıcı bir ekonomik kalkınma modeli/yaklaşımını ortaya konul-
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=