Yalıtım Dergisi 10. Sayı (Ocak-Şubat 1998)

+ görüş öneri yaklaşımı ve hizmeti bulacağını bilmelidir. Bu ortak anlayışı oluşturmak adına yapılacaklar ağırlıklı olarak üretici firmanın sorumluluğundadır. Ancak, pazardaki talepleri ve beklentileri ilk karşılayan satıcı-uygulayıcı firmalardır, bu nedenle aracı olmak, üretici firmayı doğru stratejilere yönlendirmek, belirlenen ortak perspektifte, üzerlerine düşen görevleri gereken şekilde yerine getirmek durumundadırlar. 1) Satıcı-uygulayıcı firmalar, müşterilerin beklentilerini tam olarak algılayabilen, işini severek yapan, kısa süreli kar yerine uzun vadeli çalışılabilecek, firmaya bağımlı müşteriler yaratabilen, iyi eğitilmiş pazarlama sorumluları ile çalışmalıdırlar. 2) Rekabet koşulları içinde, detayın gerektirdiği ürünlerden ve uygulama kalitesinden avantajlı duruma geçmek için taviz vermemelidirler. 3) Sürekli ve eğitimli uygulayıcı elemanlarla çalışmalıdırlar. 4) İç denetim sistemlerini kurarak, hız, nitelik ve süreklilik açısından verdikleri hizmetin standart olduğunu kontrol etmelidirler. 5) Müşterinin su yalıtımı konusunda doğru bilinçlenmesine katkıda bulunmalı, taleplerinin sonuçlarına ilişkin uyarıları iş başlamadan önce iletmelidirler. 6) Satış sonrası servis hizmetinin ilk talep edildiği ve acil çözümleri geliştiren taraf olduklarından, gereken özenle hareket etmeli, bu tip hizmette yapılacak hataların tüm sektöre yansıdığı gerçeğini unutmadan müşteri tatminini tam olarak karşılamaya yönelik çalışmalıdırlar. 7) Satışını ve uygulamasını gerçekleştirdikleri ürünleri tam olarak tanımalı, rakip ürünlerle kıyaslandığında ortaya çıkan avantaj ve dezavantajlarını iyi bilmeli, ürünlerin gelişmesini sağlayacak veya pazarın gereksinim duyduğu yeni ürünlerin tasarımına yardımcı olacak öneriler geliştirmelidirler. 8) Normal sistem içinde rekabet halinde bulundukları diğer satıcıuygulayıcı firmalarla, sektörün gelişimi için İZODER gibi ortak çabayı hedefleyen kurumlarda biraraya gelmeli ve yapıcı bir yaklaşımla çalışmalara destek vermelidirler. 4. GelecektTeürksu yalıtım sektöründmeeydangaelecek gelişmeler İletişimin süratle artması, ülkeler arası ticaretin git gide daha da kolaylaşmasını göz önüne alarak, sektörde faaliyet gösteren firmaların, ne kadar hızlı hareket etmesi gerektiğini kolaylıkla anlayabiliriz. Hedeflerimizi ulaşabileceğimiz en üst noktaya odaklarsak, önümüzdeki yıllarda iç pazarda oturan denge ve gelişen potansiyel bizi dünya pazarına taşıyacaktır. İç pazardaki rekabet koşullarını gelişimden yana kullanır ve uzun vadeli yatırımlara yönelirsek, kaydedeceğimiz aşama dünyaya açıldığımız günlerin başarı temelini oluşturacaktır. Avrupa'daki üretici ve bayi firmaların şu andaki durumu da bu kanıyı güçlendirmektedir. Ürün kalitesinin dünya standartlarına odaklandığı, müşteri öncelikli hizmet anlayışının oturduğu ülkelerde rekabet, firmaların aynı ürün ve benzer hizmeti ne kadar ucuza mal ettiğine bağlı olarak fiyata dayanmıştır. Bu noktada firmanın gücü, eskiliği, referansları ve kendine özel yaklaşımları tercih edilmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla iç pazar dengeli bir şekilde paylaşılmaktadır. Hedeflediğimiz bu dengeyi yakaladıktan sonra gücümüzü dünya pazarına yönlendirmek hepimiz için avantajlı olacaktır. Su yalıtımında dünya çapında önde gelen firmalar arasına katılmayı hak ettiğimize inanarak, bu amaca bizi taşıyacak iç pazardaki gelişimimizi doğru tasarlamak ve sistematik şekilde uygulamak durumundayız. Şu anda sektörü istediğimiz noktaya taşımak için harcanan çabaların bir kısmı boşa gidebilir, ya da bu bakış açısını yakalayamamış firmalar tarafından sekteye uğratılabilir, ancak gelişimi durdurmak mümkün değildir, geçici yavaşlamaları dikkate almadan ve ürün+hizmet kalitesinde dünya standartlarından taviz vermeden ilerlemek zorundayız. Türkiye'nin su yalıtımındaki üretim kapasitesi, şu andaki tüketiminin çok üstündedir. Pazarı ülkemizle sınırlı görmez ve dışa açılmayı hedeflersek, bizden beklenenleri karşılamak üzere yaptıklarımız, aynı zamanda Türkiye pazarını da etkileyecek ve nitelikli gelişim kaçınılmaz olacaktır. Bu yaklaşımı benimsemek ve desteklemek, sektördeki her firmanın bağımsız olarak kendi vereceği bir karardır. Bu görüşe çoğunluğun katılımı ise, önümüzdeki yıllarda Türk Su Yalıtım Sektörü'nün nitelikli bir gelişmeye sahne olacağının garantisidir. (*) Yazarın onayı ve izoder'in yazılı izni ile il. ısı-Ses-Su-Yangın Yalıtımı Sempozyumu Bildiriler Kitabı'ndan alınmıştır. 35

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=